Language EN | GR | TU

GELENEKSEL KIBRIS HELLIMI

Hellim,dünyada benzeri olmayan, zevkle çiğ veya çeşitli şekillerde (tavada kizartilmis,ızgara veya kaynatılarak) pişirilmis olarak yenebilir.;


Bu hakiki Kıbrıs yemeği, adadaki iki büyük toplum olan, Kıbrıs’lı Rum ve Kıbrıs’lı Türkleri, birliğin bir unsuru olarak birleştiriyor.


Hellim asırlarca ananevi yiyecek sisteminin bir parçası olmuştur ve en önemli Kıbrıs yiyeceği olarak bilinmektedir. “Hellim Kıbrıs yemek kültürünün tipik bir örneğidirTürkiye veya Yunanistan’da yapılmadığı veya tüketilmediğine göre, hakiki bir Kıbrıs yiyeceği olduğunu söyleyebiliriz. Böylece birliğin bir unsuru oluyor ve bu da adadaki iki esas toplumu birlestiriyor.” (Nicholas Andilios ve Gisela Welz, 2002:1).


Kendi kendine yeten geleneksel tarım topluluklarının en önemli hedefleri tüm ürünlerini, buğdayin son tanesine veya sütün son damlasına kadar kullanabilmekti. İnsanoğlu yiyeceklerini ve özellikle kolayca bozulan ve kesilen sütü koruyabilmek için çok sayıda ve çeşitte yöntemler geliştirdi. Ihtiyaç fazlası olan sütü değerlendirip yıl boyunca kullanabilmek için hellim (orta sertlikte peynir), nor (yumusak peynir),ve yoğurt gibi geleneksel Kıbrıs yiyecekleri üretilirdi. Kıbrıs’ın patentli ürünü olan Hellim, süte maya karıştırılarak sütün kesilmesi sağlanır ve böylece teleme elde edilir ve bilahare kaynama safhasına geçilir ve teleme kendi noro suyunda kaynatılır, böylece pastörize görevi sağlanmış olur. Hellim keçi veya koyun sütünden veya bunların karışımından yapılırdı. Köylülere göre, inekler kutsaldı çünkü inekler onlara muhtelif tarımsal işlerinde yardımcı olurlardı. Ayrıca ineğin sütünü içmek ve etini yemek de günahtı. (Magda Ohnefalsch-Richter, 1997:21-2).

 

1960’larda sığırların piyasaya fazlasıyla sürülmesi neticesinde inek sütü de özellikle süthaneler tarafından kullanılırdı. (Nicholas Andilios and Gisela Welz, 2002:1). Geleneksel hellim üretimi, sadece kadınların yaptığı toplumsal işbirliğine dayanan bir işti. Geçmiş zamanlarda köylerde kadınlar küçük gruplar halinde bir araya gelirlerdi, sütleri birleştirip hellim üretirlerdi. Ancak, 1974’ ten sonra ve nüfusun büyük bir kısmının yerlerinden çıkarılmaları sonrası ve akraba ve arkadaşların artık bir arada yaşamamalarından dolayı bu tür hellim üretme işlemi de ortadan kalkmış oldu. Bu günlerde çok az kadın köy hellimi üretir ve hatta daha da azı kendi hayvanlarının sütünü kullanarak hellim üretebiliyor çünkü hijen ve emniyet yasası ev avlularında hayvanların bulundurulmasına izin vermiyor.

 


1950’lerden bugüne hellim
Hellim yapiminda geleneksel yöntem
Adim adim geleneksel yöntem
Hellim yapmanin çagdas yöntemi
Adim adim çagdas yöntem
Hellim yapiminda iki üretim türünün karsilastirilmasi  

 

Yeni teknoloji
Üretimin boyutu
Geleneksele karsi Çagdas Toplum
Damak tadiı
Yerel’e karsi seri üretim

Hijen
Çagdas akimlar
Hellim ve Kibris mutfağı
Sonuçlar
Kaynakça

1950’lerden bugüne hellim
Hellim yapımında geleneksel yöntem
Adım adım geleneksel yöntem
Hellim yapmanın çağdaş yöntemi
Adım adım çağdaş yöntem
Hellim yapımında iki üretim türünün karşılaştırılması

 

Yeni teknoloji
Üretimin boyutu
Geleneksele karşı Çağdaş Toplum
Damak tadiı
Yerel’e karşı seri üretim Hijen

Çağdaş akımlar
Hellim ve Kıbrıs mutfağı
Sonuçlar
Kaynakça

 

 

1950’LERDEN BUGÜNE HELLIM

Bu araştırma 1950’lerden bu güne olan süreyi kapsamaktadır. Bu on yıllar Kıbrıs toplumu için çok önemlidir çünkü çok kısa bir süre içerisinde geleneksel tarım-toplumu çağdaş sehir toplumuna dönüşmüştür.. Bugünlerde , “nüfusun büyük bir miktarında orta sınıf şehir hayat tarzı vardır ve bu da seri tüketim ve çağdaş teknolojilerle nitelendirilir.” (Nicholas Andilios ve Gisela Welz, 2002:2).


 

yukarı  
 
 

HELLİM YAPIMINDA GELENEKSEL YÖNTEM

Hellim yapımındaki geleneksel yöntem nesilden nesile aktarılan tecrübe ve bilgiye dayanmaktaydı. Ancak, bu bir ürün yapmada basit bir işlem değil, bireysel, ailesel ve sosyal anlam taşıyan bir işlemdi. Hellim üretimi sadece bir ev hanımının işi değil, her haneden çıkan sütün birçok kadın tarafından birleştirilmesinin ürünüydü. Bu günlük geleneksel işlemden yola çıkarak, geleneksel Kıbrıs toplumunu tanımlayan birlik ve beraberlik duygularını görmemiz mümkündür. Buna ek olarak, bu işlem ile geleneksel insanın güçlü inancını, tanrıdan güç istemesiyle “Ela I dinamis sou Thee mou” (Gel Tanrim bize güç ver) ve istavrozunu çizmesiyle görebiliyoruz.

 

Hayatın tüm alanlarında bu ibareyi kullandılar. Bu geleneksel uygulamalar değişik türden bir sosyal ilişkiyi gösteriyor ançak hellim yapım işleminin 1960’lardan sonra sanayileşmesiyle bu tür ilişkiler de azalmıştır. Özellikle 1974’den  sonra, ve insanların yerlerinden göç etmek zorunda kalmalarından sonra, ev hanımları hellim yapmak için biraraya gelmekten vazgeçtiler, ve bu geleneksel işlemin giderek azaldığı belirginleşmişti. Köy hellimi küçük endüstriler tarafindan veya kendi kullanımları için çok az sayıda kadınlar tarafından kırsal bölgelerde hala üretilmektedir.


 

yukarı  
 
 

ADIM ADIM GELENEKSEL YÖNTEM

Burada sunduğumuz iş lem Lefkoşa’nın yirmi dakika uzağında, Ayioi Trimithias köyünde birebir gözlemlediğimiz üretim işlemidir, ve ayriyeten Lisi göçmeni olan büyükannemin ve annemin teyzesinin bilgi ve tecrübelerine dayanmaktadır. On yıllarca, hatta yüz yıllarca, işlem aynıydı sadece detayda bazı değişiklikler vardır.


Kullanılan malzemeler şöyle: Keçi veya koyun sütü, süt kesme aracı (maya), tuz, nane ve su. Bu ürünün başarısının dayandığı en önemli unsur temizlikti. Geleneksel yöntem ile adım adım hellim yapımı şöyledir:

  1. Hayvanlar sağılır ve süt aktarılır.
  2. Sütü temizlemek için süt süzülür ve kazanlara doldurulur.
  3. Süt on, on bes dakika ısıtılır ve “süt mayası” ilave edilir. Bir saat bekletilir
  4. “Ayna” kırılır (telemenin parlayan yüzeyi) sonra da alttan teleme yukarı doğru karıştırılır.
  5. Ateş tekrar yakılır ve alt kısma çöken teleme süzgeç veya büyük kevgir ile toplanır.
  6. Teleme içine bez yayılmış kenarları yüksek bir çerçeve kalıba koyulur (esasen bu amaç için kullanılan bir tür masa. Suyun süzülmesi için bir tarafında delik var). Bazı bölgelerde telemeyi “talar” yani sepete koyarlar.
  7. Teleme yine yukarıya doğru karıştırılır ve üzerine “noro” suyu dökülerek ılık kalmasıve eşit bir şekilde katılasması sağlanır.
  8. Teleme peynir bezine sarılarak şekil verilir.
  9. Üstüne ahşap tahta konur ve tahtanında üstüne ağırlık konur.
  10. Teleme suyu süzülünceye kadar bir saat civarı bekletilir.
  11. Teleme kare sekillere kesilir.
  12. Içinde noro suyu olan kazanın altina iyi bir ateş yakılır parçalar suyun üstüne çıkıncaya kadar kazan ısıtılır.
  13. Üste çıktıktan sonra üzerlerinde küçük köpükler oluşuncaya kadar 15-20 dakika kaynatılır.
  14. Üste çıkan parçalar alınır ve elle hafif bir baskıdan geçirilir, sonra tuz ve taze nane eklenerek katlanır.
  15. Tamamen soğuduktan sonra kaldırılmadan önce tekrar tuzlanır.
  16. Kavonozlara yerleştirilir ve noro suyu ile üstleri örtülür. Hava girmemesi için sağlamca kapatılır.
  17. Her iki üç günde bir kavonozun kapağı açılır ve ihtiyaç duyulursa noro suyu eklenir.
  18. Her hafta suyun yüzeyine çıkan yağ toplanır. Kırk gün bu işlem yapılır ta ki su yüzeyine artık yağ çıkmasın.
     

Köy hellimleri, özellikle kırsal bölgelerde hala ada çapında üretilmektedir, ve birçok Kıbrıs’lı “köy hellimi (eski hellim) daha lezzetli ve doyurucu” olduğunu söyleyerek sanayi üretimine tercih eder. Köy hellimini kavanozda saklamak onun olgunlaşmasını sağlar. İlk kırk gün içinde gerçeklesen bir nevi fermentasyon hellimin katılaşmasına ve sertleşmesine yol açar. Bu  hellime daha ağır bir lezzet verir.

 

yukarı  
 
 

HELLIM YAPMANIN ÇAGDAS YÖNTEMI

Ulusal pazarda egemen olan büyük süt firmalari, hellimi yalnizca Kibris’ta degil ABD, Kanada, Avrupa, Orta Dogu Avustralya ve Japonya gibi ülkelerde de tüketilen önemli bir genis pazar ürününe dönüstürmüstür. 1960’lardan bu yana islemler sanayilesmistir. Süt firmalari üretimin her asamasinda yer alan yüksek teknoloji makinelerini resmen benimsemis, tabi insan gücüne de ihtiyaç duyulmayinca ürün ile insan arasindaki temas da azalmistir. Çagdas fabrikalar hijen konusunda son derece kati olmakla birlikte, üretimin her asamasi kontrol edilir ve denetlenir. “Önemli bir yenilik ise sanayide üretilen hellimin büyük oranda inek sütü kullanarak üretilmesidir.” (Nicholas Andilios ve Gisela Welz, 2002:8).

 

Inek sütündeki yag orani koyun sütünden daha düsük olmasindan dolayi hellim üretiminde daha karlidir. Ayni zamanda inek sütü daha ucuz ve endüsriler için büyük miktarlarda kolayca bulunabilmektedir. Günlük süt üretimi hellim ve diger süt ürünlerinin de yil boyunda 24 saat üretimini mecburi kilar. Sütün sezonluk bir ürün olmasina ragmen çiftçiler üretime yila yaymayi amaçladiklarindan dolayi üretilen miktar oldukça yüksektir. Pittas Süt Ürünleri Firmasinda kalite müdürü olarak görev yapan Sayin. Andeas H’Petrou’ya göre, günlük hellim üretimi ortalama 8 tondur bu da ortalama 70 ton süt demektir.

 

 

yukarı  

 

 

  HELLİM YAPIMINDA İKİ ÜRETİM TÜRÜNÜN KARŞILAŞTIRILMASI

 Hellimin nasıl üretildiği konusunda iki yöntemi karşılaştırdığımız zaman gelenekselden çağdaş topluma geçişi hayatımızın her alanında bütün bu transformasyonları görebiliriz.Iki yöntem arasında, çağdaş toplumun damgasını vuran yedi önemli farklılık vardır:
 
1.Yeni teknoloji
Geleneksel hellim yapımında hiçbir dış teknoloji etkisi yoktu. Herşey, ham maddeden tutun muhafaza kavanozlarına kadar yerel olarak üretilirdi. (Nicholas Andilios ve Gisela Welz, 2002:6). İlk kullanılan teknolojik icat sanayide üretilen mayaydı. Bayan Eleni 1970’lerin sonlarında kullanılan metodu bize anlatmasına ragmen 1950’ler de benim ninem 1950’ler için şöyle dedi: “senin deden süt kuzularını kesip midesini alırdı. Ben bunu kurutur bir bezin içine koyardım. Her hellim yapışımızda bu bezi süte daldırıp daire halinde üç kez çevirip sonra ıslanmış bezi, içindeki kurutulmuş malzeme süte karışsın diye  kazanın içine daldırırdık ve böylece teleme olmasını sağlardık”.


Bilimsel bilgiler, çağdaş teknoloji, ve sanayi yönteminin yenilenmesi tüm metoda radikal değişiklikler getirdi. Çağdaş fabrikalar yüksek teknoloji makineler ve paslanmaz çelik malzemeler kullanmaktadırlar. Çalışanlar hijyenin temel kurallarını uygulayarak beyaz kıyafet ve özel şapkalar takmaktadırlar. Işin çoğu işçilerin gözetiminde makineler tarafından yapılır sadece tuzlama ve katlama aşamalarinda hala insan gücü kullanılır.


 

yukarı


 
2.Üretim ölçegi
Birçok diğer gıdaların yanısıra hellimin de sanayileşmesi ve bilim, üretim maliyetini düşürmek için daha fazla miktarda üretilmesine katkı koymuştur. Geleneksel metodda sütün hacmi günlük altmış litre kadardı bu da aşağı yukarı beş altı kilo hellim demekti. Bu durum bugünkü çağdaş metod ile hiçbir sekilde kıyaslanamaz çünkü bugün ortalama yetmiş ton süt kullanılarak sekiz ton hellim üretilmektedir. .

 

yukarı

 

 

3.Geleneksele Karşı Çağdaş Toplum
Hellim yapmanın geleneksel yöntemi nesillerden nesillere geçen tecrübe ve bilgiye dayanmaktaydı. Ancak, bir ürünü yapmak için basit bir yöntem değildi, bireysel, ailevi ve sosyal anlam taşıyan bir işlemdi. Hellim üretimi köy kadınlarının iş birliği ile yaptıkları bir işti. Bu işlem işbirliğinin ve gerçek inancın kanıtıdır ve bu da Kıbrıs’ın geleneksel toplumunu temsil etmektedir. Ayrıyeten bir araya gelmek, tartışmak ve dedikodu yapmak için de bir fırsattı.


Endüstri sisteminde bütün sistem geliştirildi ve geleneksel yöntem anlamını yitirmiş durua geldi. Firmalar için artık hellim diğer tüm ürünler gibi kar getiren bir üründür. Sanayileşme karşılaşılaşıldığında, tarımsal ekonomi çerçevesine dayalı hellim üretiminden daha değişik bir sosyo-ekonomik sisteme dayalıdır. Çağdaş sistemde işlemin her aşamasında büyük süt firmalarının yerel ve uluslararası pazarlarda varlıklarını sürdürebilmeleri için uymaları gereken detaylı kurallar vardır. İşlemin her aşaması için ayrı kurallar vardır, hayvanların çiftlikte sağılmasından, ürünün tüketiciye taşınmasına kadar ve ayrıyeten Kıbrıs hükümeti ve uluslararası organizasyonlardan alınan kayıt belgeleri de önemlidir. Bir köyün yerel çerçevesi ötesinde çağdaş firmaların çok iyi organize edilmiş dağıtım ağları vardır. Buna ek olarak uyulması gereken standartlar vardır örneğin hellimin biçimi, büyklüğü ve ağırlığı.

 

yukarı


 
4.Lezzet
Süt firmaları tarafından üretilen hellimler vakumlu paketler içerisinde muhafaza edildikleri için köy hellimi ile karşılaştırıldığında tazeliklerini koruduklari için daha yumuşaktırlar. Daha önce de belirttiğimiz gibi köy hellimi daha uzun vadede tüketilebileceğinden daha katı ve serttir. Fabrika üretimi hellimin  tuz oranı daha düşük olduğundan korunması için buzdolabına ihtiyacı vardır oysa köy hellimi daha tuzlu olmasından dolayı buzdolabına ihtiyaci yoktur. Bunun yanısıra köy hellimi keçi veya koyun sütünden veya iki sütün karışımından üretilir oysa çağdaş üretimde fabrikalar çeşitli hellimler üretirler ve bazıları daha az yağ oranı olan inek sütü kullanırlar. Bütün bu unsurlar iki tür hellim arasındaki lezzet farkını meydana getirmektedir ve böylece Kıbrıs’lılar tercihleri konusunda iki katagoriye ayrılmış durumdadır. Örnegin birçok insan özellikle yaşlılar köy hellimini tercih etmektedirler çünkü “daha lezzetli, tadı daha hoş, ve daha doyurucu” olduğuna inanmaktadırlar. Diğer katagoridekiler çağdaş hellim türünü tercih etmekte çünkü “daha yumuşak, daha hafif (yani az tuzlu)” ya da “ damak tadınıza, sağlığınıza ve hayat tarzınıza bağlı olarak daha çok hellim çeşiti bulabildikleri” için bu tür hellimi tercih etmektedirler.


 

 

5. Yerel üretime karsi seri üretim.
Hellim yüzyıllarca en önemli yerel gıdalardan biri olmuştur ve besleyici yönünden dolayı büyük oranda tüketilmiştir. Oruç dönemi dışında hellim, sezon ve günün saatine bağlı olarak Kıbrıs’lının değişik şekilde diğer yemeklerin de yanında tükettiği bir gıda maddesiydi. Günümüzde hellim yalnızca yerel Kıbrıs ürünü değil aynı zamanda “etnik gıda” olarak resmen kayda geçmiş Kıbrıs’a özgü bir üründür. Seri üretime maruz kalmış bu ürün yalnız Kıbrıs adasının supermarket ve hipermarketlerinde bulunan bir ürün olmaktadan öte Avustralya’dan Amaerika’ya ve Avrupa’ya kadar dünyanın birçok ülkelerindeki supermarketlerde de bulunmaktadır. Kıbrıs Süt Kurumunun verdiği verilere dayanarak 1997-2001 arasında yılda 2 milyon kilodan fazla hellim ihraç edilmiştir ve 2002’de Özellikle Amerikadaki pazarlama stratejilerinden ve reklamlardan dolayı bir milyon daha fazla ihraç edilmiştir. Bu geleneksel hellim tadını çeşitlendirir ve değiştirir çünkü firmalar hellimin özelliklerini değişik pazarların damak tadlarına, veya ulusal ve dini kurallarına uygun olarak ayarlar. Sayın Hadjipetrou’nun özellikle vurguladığı gibi, “Amerika’ya ihraç edilen hellim tamamen koyun sütünden üretilmiş olma kuralına bağlıdır”. Bunun yanısırara, “Körfez Ülkeleri halkı ve Arap tüketiciler da az nane tercih ederlerken, Avrupalılar daha fazla nane ve daha sağlıklı düşük tuz oranı isterler.” (Barbara Strain, 2001:3).


 

yukarı


  
6.Hijen
Kıbrıs ev hanımının hellim hazırlarken üstünde en çok durduğu konu ise hijendi. Eski günlerde insalar hijen konusunda çok fazla bilgi sahibi değilken iki şey yaparlardı; ilk önce kullanacakları aletlerin temiz olmasına dikkat ederlerdi, ikinci olarak da sütü kazana dökmeden önce tülbent ile süzerlerdi.


Çağdaş toplumun gıda endüstrisindeki hijen ve değişik güvenlik kuralları toplum sağlığında iyileşmeye ve üretimde de artışa yol açtı. “Avrupa Birliği, sözde üçüncü devletlerden ital edilen malların, üye ülkelere uygulanan gıda güvenlik kurallarına uymaları gerektiğini vurguluyor. Kıbrıs firmaları Ab’ye ihraç sertifikasi için başvurmak durumunda kaldı.” (Nicholas Andilios ve Gisela Welz, 2002:10). Bu izni alabilmek için firmalar üretim yaptıkları fabrika binalarına ve kullandıkları aletlere büyük değişiklikler yapmak durumundalar. Sayın Hadjipetrou’ya göre: “Günümüzde insanların güvenini kazanmak istiyorsaniz hijen konusunda çok katı olamalısınız. Bizim firmamiz 92/46/EEC sayılı Avrupa Birliği Direktifini takip etmektedir ve bu da üretimin her aşamasıyla ilgili birçok standartlar içermektedir; ham maddenin (sütün) çiftlikteki kalitesinden başlayarak, üretim yerinin uygunluğu ile devam ederek, ürünün pazara dağıtılmasıyla biten bir dizi kural. Bu direktifin beklentisi doğrultusunda en yüksek hijen seviyesini belgeleyen sertifikayı alabilmek için, fabrikamızda köklü değişiklikler yapmak durumunda kaldık. Bunu yapma “zorunluluğu” ürününüzü Kıbrıs hudutları dışındaki büyük supermarket zincirlerine taşımak istencine göre küçük birşeydi çünkü standartlara uyduğu sürece üretimi de güvenceye almış olmaktı. Bu tür süpermarketlerin her üreticinin uyması gereken kuralları vardır”.

 

 

yukarı
 
 

ÇAĞDAŞ AKIMLAR

Hellim üretiminde önemli bir yenilik ise diyet ya da “light hellim” oldu. Sayın Andreas’a göre özellikle bazı Kıbrıs’lı tüketicilerin Avrupa ve Amerika’da yaygın olan yeni bir felsefeye dayandırarak talep ettikleri bir üretim türüdür. Kıbrıs’lılar raflarda değişik türden peynirlerin “light” versiyonu olduğunu gördüler. Hellimin de yüksek oranda yağ içerdiğini bildikleri için, ve birçok Kıbrıs’lının kolestrol gibi sağlık sorunu olduğu için ve çoğunun da sürekli diyet uygulamaları gerektiği için daha az yağlı ürün talep ettiler. Bu hellim türü Kıbrıs’ta daha yaygın olarak satılmakta ve satışlarin %10’nunu kapsamaktadır. Şu sıralarda piyasaya yeni sürülmüş bir baska tür hellim ise “vejeteryanlara uygundur” diye damgalanmıştır çünkü bu hellim türünde kullanılan mayada hayvansal malzeme yoktur.


 

yukarı
 
 
 
 
 

HELLIM VE KIBRIS MUTFAGI

“Hellim, çiğ veya bir şekilde pişirilmis olarak zevkle yenilebilen dünyada tek peynir türüdür;tavada kızartılmış, ızgarada fıriıda veya kaynatılarak yenir”. (Barbara Strain, 2001:2). Hellim o kadar çok yönlüdür ki salatalık, domates, karpuz, incir veya başka mevsimlik meyvelerin yanında çiğ olarak ya da hellimli bitta veya hellimli börek olarak fırında pişirilerek yenir. “ravioli” isminde geleneksel Kıbrıs yemeği yapımında kullanılırdı. Bunun da ötesinde içki sofrasında bira,  şarap, zivaniya ve viski yanında meze olarak kullanılır.


 

yukarı
 
 
 
 

SONUÇ

“Gün geçtikçe farklılıklar daha az ve daha az belirgin oldukça daha çok insan farklı olanı, önceden kestirilemeyen tecrübeyi, dünyada yeni ve beklenmedik olanı arar.” (Renee Valeri, 1998:102). “Biz” ve “onlar” arasında olan ve bizim zamanımızı tanımlayan bu sürekli savaş, açıkça gıda ve damak tadı alanına da yansımıştır. Yeni yemekler ve lezzetler çağdaş toplumun olgusudur. Farklı yemekler hakkında bilgi, seyahat, reklam, sağlıklı-gıda kampanyaları, ve göç ile artmıştır. “Dolayısıyla, yiyecekler bölgesel veya ulusal tanıtımda kültürel miras olarak sergilenmektedir. (Renee Valeri, 1998:102)”. “etnik yemek” olarak bilinen ( sosyal değer ve unsurları belirleyen geleneksel yiyecekler) çoğu kez yabancılar için kültürel bir kurgudur. Hellim de aynen bu şekilde nitelendirilebilinir çünkü yüzyıllardır Kıbrıs’ta üretilen bir üründür ve insanımızın tarihini ve anılarını kimliğinde barındırır. Hellim, birçok geleneksel ürün gibi iki yönlü bir rol oynar: ilk önce tanıtım rolü oynar, Kıbrıs’ı ve mirasını tanımaları için yabancılara imkan verir ve onlara “diğerine” bir göz atma şansı tanır. Ikinci olarak da kültürel bir ürün oluşu ile etnik sosyalleşmede etkin bir alettir. Ancak yine de geleneksel ürünler yabancı müşterilerin damak tadlarına ve beklentilerine cevap verirlerse “etnik yemekler” olarak hayatlarını sürdürebilirler. Bu uygulamaya ek olarak sanayileşme ve Avrupa ile “sözde uyum süreci” geleneksel hellimin ve genellikle Kıbrıs mutfağının kimlik ve özelliklerini tehlikeye atmaktadır. 

 


 

yukarı
 
 

KAYNAKÇA

Andillios, Nicholas, Gizela, Welz, 2002. Gelenekseli üretmek için çağdas metodlar (Modern Methods for Producing the Traditional). Kıbrıs’ta hellim peyrini yapma olayı. (The case of making halloumi cheese in Cyprus.) 14.üncü Etnolojik Gıda Konferansında sunulan tez, 2 Ekim Basel. (Paper presented at the 14th Ethnological Food Conference, October 2nd, Basel.)


Strain, Barbara, 2001. Hellim – Kıbrıs’ın peyniri. (Halloumi – the cheese of Cyprus.)
Bigileri bulabileceğiniz yerler: http://entare.com/ezinewin01/Halloumi/story.html


Ohnefalsch-Richter, Magda, (1913) 1994. Kıbrıs’ta Yunan kültürü. Anna Maragou tarafından Yunanca çeviri ve yorumlar. (Greek Customs in Cyprus. Greek Translation and commentary by Anna Maragou). Nicosia.(Kıbrıs’ta Rum gelenği.)


Valeri, Renee, 1998. Yemekte ve de Gezende “Farklı bir Tat” Göç, Turizm ve etnik Yiyecek. (“A Different Taste” in Food and the Traveler. Migration, Immigration, Tourism and Ethnic Food.) 11.inc Etnolojik Gıda Konferansındaki sunumlar, 8-14,1996. Patricia Lysaght tarafından derlenmiş. Intercollege Basımevi. Lefkosa Proceedings of the 11th Conference of the International Commission for Ethnological Food Research. June 8-14,1996. Edited by Patricia Lysaght. Intercollege Press. Nicosia.

 


yukarı