![]() |
|
SARAPŞarabın eski tarihi.
Ortaçağ Döneminde Şarabın tarihi
ORTAÇAĞ DÖNEMİNDE ŞARABIN TARİHİ1191 yılında Arslan Yürekli Richard Kıbrıs’ı ele geçirdiği yıl içinde adayı Tapınağın Şovalyelerine sattı ve onlar Limasol yakınlarında Kolossi’de “Grand Commadarie” nişanı ile Kolossi Kalesini inşa ettiler. “Commandaria” diye bilinen Kıbrıs şarabı ilk önce onlar tarafından üretilmiştir ve o günden beri şarap da, şarabın ismi de değişmeden bugüne dek korunmustur. “Bugün üretilen Commandaria dünya geleneğinde bireysel olarak isimlendirilmiş en eski şarapttır.” (P.V. Kontopirghou, 1963:15). Bir efsaneye göre “1223 ya da daha da erken yıllarda Commandaria “Şaraplarin Lideri” olarak Fransa Kralı Kral Philippe Augustus tarafından taçlandırılmış,” (P. Psaras, 1993:91). Birçok gezgin ve yazarların tasvirlerine göre bu şarap özel kalitesi ve mükemmel niteliklerinden dolayı, ortaçağ döneminden bilinmektedir. Wilbrand von Oldenburg, Oldenburg Kontu, 1212 yılında tatlı şaraplardan o kadar etkilenmişki onları şöyle anlatmis: “Bu adanın şarapları o denli koyu kıvamlı ve zengin ki bazen ekmeğin üstüne bal sürer gibi yenebilmesi için özel olarak hazırlanır.” (Claude Cobham, 1908:14). Şaraba başka bir atıf da II.inci Selim’in hikayesinde geçer, söyle ki Selim adanın güçlü şaraplarına olan bağlılığından ötürü Kıbrıs’ı fethetmiştir. Lakabı “Ayyaş Selim” di ve bu da şaraba olan düskünlüğünü açiklamaktadır. (Euphrosyne Rizopoulou-Egoumenidou: 1). Tomasso Porcassi 1576’da (Claude Cobham, 1908:162) Kıbrıs için şöyle yazmıştır: “Ada gerçekten dünyadaki meyve nimetleriyle ve diğer faydalı ürünleriyle çok zengindir. Şarapları çok lezziz ve de sağlığa yararlı; eskidikçe siyahtan beyaza dönüşürler, güzel kokulu ve hoş tadımlıdırlar. 80 veya daha fazla yıllık şarap bulmak mümkün, ve asilzadelerin masalarını zarafetle süsleyen bağ mahsülleri, salık ve koruyucu özelliklerinden ötürü, reçine bitkisi gibi, ilaç olarak saygınlık görür. ”
GELENEKSEL SAKLAMA YÖNTEMLERİTopraktan üretilmis kaplarin sarabi çekmemesi için, geleneksel olarak sarap, içi zift ile kaplanmis toprak küplerde muhafaza edilirdi ve ayni sekilde sizmayi önlemek için yine içi zift ile kapli deri keselerde tasinirdi. (Euphrosyne Rizopoulou- Egoumenidou: 2). Ziftin tadi Avrupali müsterilere igrenç gelirdi ve olumsuz bir sekilde tartisilan bir konu idi. “Pitharia” ismindeki büyük kavonozlar hala Kibris çapinda sarap üreten köylerin geleneksel evlerinin veya manastirlarinin mahzenlerinde yer alarak bu genis tüketime taniklik etmektedirler.
ŞARAP YAPIMI VE MANASTIRLARManastır’da şarap yapmak da eski bir gelenektir. Trooditissa, Chysoroyiatissa and Kykkos gibi bir çok manastır, bağların bolca yetiştiği dağ bölgelerinde inşa edildi, Manastırlar yalnız şarap için değil, çok alanda araştırma yapıp bilgi edinilen merkezler haline gelmişlerdi.
KIBRIS’TA BAĞCILIK VE ŞARAP ÜRETİMİAdada tahmini olarak “çok uzun yıllardır burda olduğu ve birçoğunun
Dünya’da başka hiçbir yerde yetişmediği bilinen, adaya özgü onbeş çeşit
bağ vardır. (Pierre Galet, 1993:61). Rağbetteki iki tür: “xynisteri”,
Kıbrıs’ta yetişen en yaygın beyaz çeşit ve “Yerel Siyah” olarak da bilinen
“mavro”, üretilen tüm kırmızı ve siyah şarapların temelini
oluşturmaktadır. Diğerleri şöyledir: “Malaga”, “ophthalmo”, “spourtiko”,
ve “kanella”.
KUMANDARGA YAPIM ISLEMIBu şarap geleneksel yöntem takip edildikten sonra kalitesini artırmak için eski şarap ile kariştırılır. Bu uygulamaya “mana” ya da sarp bilimi jargonunda yer alan “solera sistemi” denir. Kıbrıs’ın en büyük şarap fabrıkasının satış müdürü Sayın Demos Thomas’un verdiği bilgilere göre, Kumandarga eskitme sürecinden geçen bir şaraptır. Şarap, tadının yumuşatılması ve ahşabın farklı aromasını içine çekmesi için, 10 yıl kadar meşeden yapılmış varillerde muhafaza edilir.
BEYAZ, KIRMIZI VE ROZE ŞARAPLARININ YAPIM İŞLEMİIyi bir şarabın hazırlanması değişik faktörlere dayanmaktadır. Bunların temelinde, ısı derecesi, ışık ve ses yatmaktadır. Beyaz, kırmızı ve roze şarap üretmek için her türün kendi özel niteliklerine göre farklı bir işlem takip edilmektedir. Beyaz şarap üretiminde, üzümün suyu, fermantasyon için kullanılan mayadan ötürü çıkardığı karbondioksiti ayarlamak için özel basınçlı depolara konulur ve böylece üzüm suyunun kendine özgü kokusunu, gazın alması önlenir. Beyaz şarap genellikle bir yıl içerisinde taze iken tüketilir. Kırmızı ve rozeler ise 6 ile 9 ay arasında meseden yapılmış varellerde eskitme işleminden geçtikten ve bilahare şişelendikten sonra, en az iki yıl kadar da yeraltı mahzenlerinde muhafaza edilir (Sayın Demos Thoma’nın verdiği bilgilere dayandirilmiştir.).
ŞARABIN EKONOMİK ÖNEMİKıbrıs’ta şarabın tarihi tüm adanın tarihi kadar eskidir. Bu sebebten dolayıdır ki insanların tavırları, kültürleri ve genel olarak hayat tarzları, bağlar ve şaraplarla yakın ilişki içindedir.. “Hala bugün bağ sektörü Kıbrıs’taki tarım-endüstrisinin büyük bir kısmını kapsamaktadr. Adanın tarimla uğraşan nüfusunun nerdeyse dörtte biri sadece ek gelir kaynağı olarak bağcılıkla uğraşmaktadır.” (Nearchhos Roumbas, 1993:47).
ŞARABIN SOSYAL YÖNÜŞarap, Kıbrıs geleneğine derin kökler salmıştır ve birçok Kıbrıs’lının günlük hayatında önemli yeri vardır. Çifçilerin soğuk kış gecelerinde onları ısıtabilecek tek içki türleri şarap ve zivaniyaydı. Kahvelerde erkek misafirlerine yanında meze ile ikram ettikleri içkiydi.
ŞARAP VE KIBRIS MUTFAĞIGeleneksel yemek pişirme yönteminde şarap, yemekleri, özellikle de etleri, uzun sure bozulmadan muhafaza etmesi için kullanılırdı. Her aile altı ay boyunca son derece özenle bakımlarını sağladıktan sonra Noel dönemine yakın domuzlarını keserdi. “Pasta” (şarap içinde tuzlanmış olarak muhafaza edilen domuz eti) ve “loukanika” (kıyma baharat ve şarap içeren sosis) yapılırdı.
ŞARAP VE SAĞLIKŞarp aynı zamanda tedavi amaçlı olarak da kullanılırdı. Eski zamanlarda insanlar yaraları şarap ile temizlerlerdi, ilaç üretirler ve çok eskilerden beri diyet programlarında kullanırlardı. Bilimsel buluşlar eski bir Yunan söylemini doğrular. Yunanlılar şöyle der: “Şarap kalbe sevinç verir”. Salgın hastalıklar biliminde geniş çaptaki araştırmalara göre şarap mantıklı bir şekilde tüketildiği taktirde “kalp krizi riskini azaltır, hafızayı güçlendirir, gögüs kanseri ve iktidarsızlıkla savaşır” (Michael Downey, 2003:1). Şarap HDL yani “iyi huylu” kolestrolü yükseltirken, LDL “kötü huylu” kolestrolü düşürür. Üzüm çekirdeği ve kabuğunu içerdiği için kırmızı şarap beyazdan daha iyidir. (Michael Downey, 2003:2). Özellikle Avrupa’daki çalışmalara göre kırmizi şarabın beyazdan daha fazla tüketildiği öne sürülüyor ve “Kırmızı Devrim” diye bilinen yeni ve olağanüstü bir olaydan söz ediliyor. (Demos Thoma, 2002:27).
GÜNÜMÜZDE ŞARAPBugünlerde, şarap, Kıbrıs sofralarında özel gün ve durumlarda, iyi yemek ve dostlara eşlik eden daha yüksek bir saygınlığı olan bir üründür. Kıbrıs’lıların %72’si şarabı kış mevsiminde tüketir, ancak yine de genel olarak kişi başına düşen yıllık tüketim, turist tüketimi dahil, 13 litre olarak tesbit edildiği için, “Kıbrıs’lıların şarap içimine alışkın olmadıkları” varsayılır. Bu hesaba göre Kıbrıs’ta kişi başı tahminen yılda yedi litre şarap tüketir, bu da geleneksel olarak bağcılık ve şarap üretimiyle uğraşan bir ülke için çok düşük bir miktardir. Kıbrıs’a kıyasla diğer Akdeniz ülkelerinde örneğin, Fransada kişi başına düşen şarap tüketimi yılda 75 litre, İtalya’da 70 litre, Yunanistan’da 40 litredir. (Demos Thoma, 2002:19-21). Bu kısıtlı şarap tüketimi yılın büyük kısmında havaların çok yüksek ısı derecelerinde seyretmesine bağlanır ve buna ek olarak da özel bir merasim olmadığı taktirde Kıbrıs’lılar şarap tüketmeye alışık değillerdir.
ŞARABIN ÖZELLİKLERİŞarabın birçok durumlarda tercih edilmesinin nedenleri arasında pratik ve düşük alkollü olamasıdır. Böylece yüksek alkol oranı ile erken sarhoş olunan diğer yüksek alkollü içkilere karşın, sarhoşluğun olumsuz etkilerini ortadan kaldırarak, şarap insanları rahatlatır ve güzel bir atmosfer yaratır. Bunun yanısıra birçok şarap çesitlerinin varlığı çesitli lezzetler demektir bu da şarabı çok farklı lezzetlerle birlikte tatma imkanı doğurur. Yumuşak ve zarif tadından ötürü birçok yüksek alkollü içkinin aksine, değişik lezzetler arasındaki tatları dengeli bir şekilde korur ve onları aşmaz.
KAYNAKÇACobham, Claude D., 1908. Excerpta Cypria. Material for a History of Cyprus. Cambridge. (KıbrısTarihi için Malzeme. Cambridge)
Davies, Gilli, 1993. “Wine in Cyprus Cooking” in Vines and Wines of Cyprus. 4000 Years of Tradition. Limassol, pp. 122-135. (Kıbrıs’ın Bağları ve Şarapları kitabından “Kıbrıs yemeklerinde Şarap” 4000 Yıllık Gelenek Limassol sayfa 122-135)
Rizopoulou-Egoumenidou, Euphrosyne. Vines and Wines in the Traditional
Culture of Cyprus (18th-20th century).(Kıbrıs Geleneğinde Bağlar ve
Şraplar-18.inci ve 20.inci yüzyıl)
Roumbas, Nearchos. December 2000. The Wine Sector in Cyprus. Department of Agriculture. (Kıbrıs’ta Şarap sektörü. Tarım Dairesi.)
|
|
![]() |
|
![]() |
![]() |